Aslında düşününce çok gerekli, değil mi? Şehit sayısı hergün artıyor, gelecekte de bundan dolayı imama ihtiyacamız olur. Ülkenin geleceğini düşünüyor garipler. "Laik" ülkenin "metropol" şehrinde 50 tane İmam Hatip Lisesi olacak. Suriye uçak düşürsün, İsrail gemi bassın, askerimizin başına çuval geçirilsin. Gıkımız bile çıkmaz. Biz anca böyle şeylerle uğraşır, "Laik" ülkede kürtajı dine göre değerlendirir, ona göre karar alırız. Her gün gündem değişiyor zaten, hareketli bir ülkeyiz. Gündem susmak bilmiyor. Köprü bakıma alındı ya, bir vatandaşın isyanı aklıma geldi, yazmazsam içimde kalacak "İstanbul'dan Ankara'ya 4 saatte gidiyorum, Ümraniye'ye 6 saatte!". Bitmiyor çilesi ülkemizin. "Ne mutlu Türk'üm diyene!" değil mi?
Ülke İran gibi olacakmış, öyle konuşuluyor. Bilemiyorum ne olur ne olmaz, bir şekil para bulup şu ülkeden defolup gitmek kendim için çözüm gibi geliyor, burada insanları böyle bırakıp gitmek, ülkenin geleceğini umursamamak, kaçıp gitmek size göre bencillik olabilir belki. Ben bazen insanın bencil olması gerektiğini düşünüyorum, kim olursa olsun onlar için düşünüp yaşasan ne olur, onların sorunlarını çözsen ne olur? Yeni sorunlar gelmez mi? Gelir. Bitmez bunlar, yüzyıllardır devam ediyor sorunlar, asla da bitmeyecek. Bundan adım gibi eminim...
Ne bir akım uğruna ne de bir dava uğruna ölmek istemiyorum. 3 günlük Dünya'da biri gitse diğeri gelecek olaylarla uğraşmak istemiyorum. Sağ - Sol, Müslüman - Yahudi, Türk - Kürt'müş, bunlar bitse yenisi gelir insanların beynine çip takılmadıkça hep fikir ayrılıkları, koyun gibi yönlendirilen kitleler olur. İnsanların beynine çip takılsa da o insan, insan olmaz. "Dünya barışı istiyoooom" diyerek boşuna umut olmasını istemiyorum, insanlar özgür bir şekilde düşündükçe savaşlar, soykırımlar, ölümler her neyse hep olacak, tabii demiyorum insanlar özgür düşünmesin düşünsün de düşününce adam akıllı düşünsün "leb" denilmeden "leblebiyi" yorumlamasınlar ona göre hareket etmesinler. İnsanın doğasında var aslında. İnsan doyumsuz, cahil bir yaratık.
Bu ülkede yaşamaktan ireniyorum, kendimi "Bak geçmişi ne yüce ülkemizin" diye överek, mutlu etmek istemiyorum. "Bu ülkenin hali ne olacak?" gibilerinden kafa patlatmak da istemiyorum ya da ülkenin başındakine laf etmek de istemiyorum, o gitse başkası gelir, bitmez bunlar. Boş boş yazarak, kendi çapımda çamurda debelenerek bir şeyler yapmak da istemiyorum. Çok şey istiyorum değil mi? Deli gibi konuşuyorum belki ama siz normalseniz ben de deliyim, içim içimi yiyor. İşin içinden "Umrumda değil" diyerek çıkmak istiyorum ama yapamıyorum. Bu kadar kendimi yorduktan, üzdükten sonra da düşünüyorum kendimce, "Sessiz çığlıklarımı kim duyacak ki?"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder